Polen Dergi | Nisan-Mayıs 2022 | Sayı 6

0
683
Polen Dergi6

Polen Dergi’nin 6. sayısını okumak için tıklayınız.

Bu sayıda…

Polen Dergi olarak “Gıda Egemenliği” dosyası ile karşınızdayız.

Bu sayımızda da Almanak çalışması 2022 yılının Mart-Nisan ayları için Raporlama Ekibi’nin emeğini taşıyor.

Em(ek)oloji tartışmaları hem dünyada hem de Türkiye’de yeni ortaya atılmış bir fikir olmasa da bizzatihi bir işçi kentinde sendikalı ve bağımsız işçilerin sözünü söylemesi muradıyla
gerçekleştirildi. 10 Nisan’daki Emeğin Ekolojisi paneli ve devam eden süreç ile birlikte; insan bedeninden doğanın bedenine tahribata yol açan faaliyetlerin ve hak ihlallerinin izini sürmek için çıktığımız yolda düzenlediğimiz panel ve forumu değerlendirmek istedik. Bursa Su Kolektifi ve SAV-DER Bursa şubesi ile gerçekleştirdiğimiz Emeğin Ekolojisi paneline dair kavramsal sunu metnini Cemil Aksu kaleme alırken Sultan Gülsün ve Derya Sever de panel üzerine değerlendirme metnini varlaştırıyor.

Küçülme ve ekososyalizm, ekolojik yelpazenin radikal tarafındaki en önemli hareketlerden ve önerilerden ikisidir. Elbette, küçülme topluluğundaki herkes/küçülmeyi destekleyen herkes kendini sosyalist olarak tanımlamamaktadır ve ekososyalistlerin tümü de küçülmenin cazibesine ikna olmuş değildir. Ancak bu iki grup arasında artan bir karşılıklı saygı ve yakınlaşma/yakınsama eğilimi görülebilir. Michael Löxy, Bengi Akbulut, Sabrina Fernandes, Giorgios Kallis’ten Ekososyalist Bir Küçülme İçin‘i okurlarımız için Helin Nur Güler çeviriyor.

Bir diğer çeviri çalışmasında ekstraktivizim kavramı ve eleştiri motivasyonunu Salvatore Engel Di Muro‘nun Ekstraktivizm Karşıtlığı, Sosyalist Devletler ve Merkezi Planlama Sorunu metninden Yaşam Uzun‘un emeği ile gerçekleştiği görülüyor.

Mustafa Sazcı, “Alevilik ve Doğa: Aleviliğin Bilinmeyen Çehresine Kısa Bir Bakış” metninde Hızır anlatısına değinerek, bu topraklarda başka bir doğa anlayışının köklerini araştırıyor.

Gıda Egemenliği dosyasının ilk yazısında Hakan Yurdanur, derinlemesine sistemin açlığını tartıştığı Açlık ve Kapitalizm metninde çıkış yollarını işaret ediyor.

Gıda Egemenliğinin yolu taban örgütlenmeleridir. Bu alanda ise kooperatif hareketi öne çıkıyor. Yerdeniz Kooperatifi ile söyleşimizde bu süreci okumak için bir araya geliyoruz.

La Via Campesina Avrupa Koordinasyonu’nun (ECVC) agroekolojiyi tanımladığı ve 15 Nisan’da yayımladığı raporu değerlendirerek Toprak İşçilerinden İklim Direncine Halkların Mirası: Köylü Agroekolojisi metnini Sultan Gülsün çalışıyor. Fırat Can Tokuri gıda egemenliği kavramını ekoloji sözlüğümüze ekliyor.

İspanyol ekoloji federasyonu Ecologistas en Accion‘dan Marta ile örgütsel yapılanma, mücadele yöntemleri, talepler, kazanımlar, sınırlılıklar ve ekofeminizm konularında Derya Sever ve Tomris Keresteci söyleşiyor.

Yaşasın 1 Mayıs!

Yaşasın emek ve ekoloji mücadelemiz!

İyi okumalar diliyoruz.